Özel Arama

Kaçak Huzurevi Sakininin Hikayesi

Bir devlet dairesinde yıllarca sabit fonksiyon olarak çalışmış yaşlı bir teyzenin, yeni kaldığı huzurevinde başından geçen trajikomik hikaye.


foto: paulgorman (cc)
Sevgili oğlum,

Nerelerdesin sen? Beni buraya bıraktın, gittin; tüh sana, demek niyetinde değilim. Baştan anlaşalım.

Bak, geçen gün bütün ünlü isimler buradaydı ama, sen hala yoksun. Sinema söz konusu olunca, gözümde sen belirdin ve belki buradaki set ortamı hoşuna giderdi, dedim. Mesela yönetmenimiz yorulunca, "motor" şeklinde sen bağırmaya başlardın, olur olmadık yerde "stop" derdin, herkes öylece kalırdı. "Olmadı, baştan" derdin, minicik ellerini sallardın, küçükken olduğu gibi bu oyunu tekrar ederdik. Yönetmenlikten sıkıldığın zamanlarda, en sevdiğin oyuncağını verirdim, onunla oynardın. Ha-ha-ha. Tabi bir de oyuncular var, etrafta. Hepsiyle tanıştık, iyiler çok.

Bana da filmde rol vermek istediler ama sadece şiddet sahnesi için düşünmüşler. Kabul etmedim tabi, babanın yerini kimse alamazdı. Sağ olsun yönetmen Mahsun Fonksiyongül, o sırada beni keşfetti ve olasılık fonksiyonu olarak bu filmde yer almamı istedi. Pek sevindim, doğrusu. Sonunda, senin kapıldığın sinema büyüsüne çekilişsiz-kurasız ben de kapılabilirdim. Kamera önünde tüm hünerlerimi sergileyebilirdim, x rastgele değişkeninin alacağı bütün değerlerine f(x) olasılıklarını atayabilirdim, yapmadığımı bırakmazdım. Hem sonra, bütün bu olanlarla torunlarıma anlatabileceğim gerçek bir hikayem olacaktı. Aklıma her geldiğinde yeniden ve bütün ayrıntılarıyla bahsedecektim. Onlardan az da olsa, hakkettiğimi sandığım ilgiyi görecektim.

Oğlum, filmlerde olduğu gibi olaylar çabuk gelişti. Yönetmenimiz ile ertesi gün için sözlü olarak anlaşmıştık. Onlar gittikten sonra aynaların karşısında rolüme ısınıyordum, x rastgele değişkenlerinin alacağı değerleri ezberliyordum, ki zaten başka da yapacak bir şeyim yoktu. Oyuncu olmak öyle kolay değildi, zaten. Bütün huzurevindeki arkadaşlarıma uzun uzun bunu anlattım. Ertesi gün olunca bazıları sıkıldı. Yinede aldırmadım, repliklerim havada uçuşuyordu ama gelen giden yoktu. Meğer bizim huzurevi kaçakmış, bunu öğrendiğimizde bizim de huzurumuz kaçtı. Yönetmen Fonksiyongül tabi cesaret edemedi gitti başka bir yer buldu.

Bu habere tek sevinen benim komşum oldu, çünkü senaryoda şiddet göreceği yazılıydı. Dayak sahnesi konusunda çekinceleri vardı. Kadına yönelik şiddetin ne demek olduğunu bilmeyen şanslı fonksiyonlardandı. Kurtulmuştu. Ama olsun, biz bu sorunu aramızda hallettik. Bu başımıza gelenlere pişmiş kelle gibi karşılık verdiği için, onu aramıza alıp bir güzel sopa attık. Bastonlarımızı filan kullandık. Bütün bunlar olurken, onun çok başarılı oynadığını düşündüm. Herkes gibi onun da hakkını yemişlerdi. Bu yüzden onu dövmeye son verdik. Basit hayatlarımıza geri dönelim dedik ve döndük.

Canım oğlum, bana bu kaçak yeri layık gördüğün için, sana ne kadar teşekkür etsem azdır. Burası mühürlenmeden ve başka senaryo teklifleri gelmeden beni al kurtar. Anneni seviyorsan fazla gecikme. Kamera gibi çalışan gözlüklerinden öperim.
Sevgiler,

Ünlü oyuncu adayı annen.





Digg Google Bookmarks reddit Mixx StumbleUpon Technorati Yahoo! Buzz DesignFloat Delicious BlinkList Furl

2 elemanlı yorum kümesi: on "Kaçak Huzurevi Sakininin Hikayesi"

Leyleğin Geciken Adımı dedi ki...

süper bir site üstad. çok eğlendim sitende ..

aylak abaküs dedi ki...

teşekkürler :)

Yorum Gönder

Yorumlarında isimler veya takma isimler mutlaka yer alsın. Türk diline aykırı olmasın. Şöyle olsun, böyle olsun.